Anasayfa   |   Manken   |   Karikatürler  |   Avatarlar  |   E-Kartlar  |   Gazeteler  |   Radyolar  |   Faydalı Bitkiler  |   Reklam  |  


tarihçesi hobby hobisi, tarihçesi nedir ne işe yarar, tarihçesi siteleri resimleri, tarihçesi yapımı kullanımı, tarihçesi kuralları, tarihçesi nedir
• Kategoriler
>> melegim.Net
>> AnaSayfa
>> Sohbet Odaları
>> Fıkralar
>> Oyun Oyna
>> Hikayeler
ahşap boyama (1)
bilardo (0)
bira yapımı (0)
bowling (0)
dalış (0)
ebru sanatı (0)
filateli (0)
fimo hamuru (0)
fotoğraf (4)
go oyunu (2)
golf (4)
hatıra para (0)
izcilik (5)
kumaş boyama (0)
modelcilik (0)
mum yapımı (1)
paintball (0)
pipo (0)
satranç (6)
seramik (1)
sihirbaz (0)
vitray (1)
örgü işleri (0)
şarap yapımı (5)

tarihçesi

Go OYUNUNUN TARİHÇESİ
Çin'de Weigi olarak bilinen Go'nun çıkışı hakkında üç ayrı söylenti vardır. Japonya'da ise sadece biri kabul edilir; Çin İmparatoru Shun (M.Ö. 2255-2206) aklı kıt oğlu Shang Kiun'un zekasını geliştirmek için icat etmiştir. Bu hikaye doğru ise Go 4000 yaşını geçmiştir. Tao Kan (M.Ö. 289-334) oyun hakkında Go'nun "aptal oğullar için" olduğunu söylemiş ve tavlayı M.Ö. 11. yüzyılda şeytan-zalim hükümdar Zh

ou tarafından bulunduğundan dolayı Go'ya tercih etmiştir. Bir başka söylentiye göre, Go oyunu Çin imparatoru Keih Kwei'in (M.Ö. 1818-1767) kulu Wu tarafından bulunmuştur. Aynı kişinin çeşitli kart oyunlarını da keşfettiği bilindiğinden bu hikaye akla en yatkın olanıdır.

Yazılı kaynaklara bakıldığında ise, Konfüçyüs (M.Ö. 551-479) ve Mencius'un (M.Ö. 372-289) Go'dan kısaca bahsettiği ve M.S. 200 yıllarında Go oyunu hakkındaki şiirleri ile meşhur olan bir şairin gözleri kapalı Go oynayan insanlardan söz ettiği görülür. Ayrıca, Tsin Hanedanı (M.S.265-419) döneminde yaşayan Sha An'in savaşlardan yorgun düşerek Sha Gen ile yaptığı savaşın sonucunu karşılıklı oynadıkları bir Go karsılaşması ile sonuçlandırdığı da yazılı olarak günümüze kadar gelmiştir. Eski Çin'de Go daha az sayıda çizgiden oluşan tahtalarda oynanırmış; 1954'de Wangdu şehrinde M.S. 200 yıllarından kalma 17x17'lik bir Go tahtası bulunmuştur. Günümüzde ise Tibet'te hala 17x17'lik tahta ile Go oynanmaktadır.

O dönemlerde Çin'de iyi Go oynayanlar kisei ya da ki shing diye isimlendirilirmiş. 'Ki'; Go ve 'sei'; kutsal, yüce adam anlamına, ‘shing' ise büyücü anlamına gelir. Tang (M.S. 618-906) ve Sung Hanedanları (MS. 960-1126) dönemlerinde ise ilk Go kitapları yazılmıştır. Bu dönemlerde Go Çin'de en şaşalı dönemindeymiş, ülkede pek çok Go oyuncusu varmış.

Go oyununun bir ülkenin kaderini etkileyecek, bir şairi meşhur edecek, insanlara kutsal-yüce adam dedirtecek kadar toplum kültüründe büyük bir yeri olması önemlidir. Bir savaşın kan dökülmeden sona erdirilmesi binlerce, on binlerce insanın hayatını değiştirir. Bir şairin ün kazanması ise, halkın bir oyunla ne kadar iç içe olduğunu, insanların oyunu iyi oynamasıyla toplumdaki yerinin yükselmesi, insanların Go'yu sadece bir oyun olarak görmediğini gösterir. Ata sporlarımızla ve benzeri konularda günümüze binlerce ve hatta yüzlerce yıl eskiden herhangi bir isim, ya da bir hikaye kalmamıştır. Belki bir Genç Osman vardır ama, genelde her toplumda önemli olduğu gibi, anlatılan hikayelerde kahramanlık, cesaret temaları işlenir. Örneğin, kültürümüzde tavla oyunu için hiç destan ya da şarkı yoktur.

Go ve Taoculuk

Belki, Çin'de Taoculuk gibi din düzeyindeki bir düşüncenin yaygın olması, Go'nun ya da I-Ching gibi eski bir kehanet yönteminin yaygınlığını, günümüze kadar oynanmasını ve hakkında çok eski çağlardan beri kitaplar yazılmasını açıklayabilir. (Go'nun da I-Ching gibi görüntü ve ilişkilerle ruhumuzun derinliklerini gösterdiği söylenmektedir.)

Go oyununda kurallar ve oyun tarzı Taocu düşünce ile uyumludur. Yin-yang varolan zıtlıkların iç içe ve dönüşüm içinde olduğunu gösterir. Oyunda siyah ve beyaz taşlarının iyiyi ve kötüyü simgelediği düşünülür. Siyah her zaman kötüdür. Bir Go oyununda tüm taşlar iç içedir, bu Taoculuk'taki dönüşüm ve iyiyle kötünün iç içeliğini yani yin-yang'ı göstermiyor mu? Ünlü tarihçi Ban Gu (M.S. 32-92) Yi Zhi'nin “Go'nun Esasları” adlı eserinde şöyle der: “Tahta kare olmalı ve toprağın kanununu simgelemelidir. Çizgileri ilahi adalet gibi düz olmalıdır. Üzerinde yin ve yang gibi bölünmüş siyah ve beyaz taşlar vardır. Tahta üzerindeki dağılımları ise gökyüzünün bir görüntüsü gibidir.” Aslında, Taoculuğun mistik tarafına inananların bunu bir çeşit kehanet yöntemi olarak görmesi (eski hikayelerden birisi) ve belki de Go'nun gizli güçlerine inanılması bu oyunun yaygınlığının bir sebebi olabilir. Go oyununda aynı görüntünün oyun esnasında bir daha tekrarlanamaması da bu anlatılanları desteklemektedir: ‘Bir Go oyuncusu tahta üzerinde gerçek hayatı yaşar. Yapılmış hamleler anılar gibidir, hatalar değiştirilemez ve oyun boyunca ayağınıza bağ olur. Hamleler yaşanan andır; acı çekersiniz, mutlu olur ve hayatta kalabilmek ya da rakibi yok edebilmek için çalışırsınız. Gelecek ise düşündüğünüz hamlelerdir.' Satrançta üç defa aynı hamlenin ardışık olarak yapılması durumunda beraberlik ilan edilir. Go'da ise ‘ko' denilen kural buna engel olur.

Seviyeler
Sho-dan nedir? Sho-dan ‘oyunu biliyorum' diyebilmenin ilk seviyesidir. Bu seviyede biri Go karsılaşmasını ustalıkla takip edebilir.

Peki, bu seviyeye ulaşmak zor mudur? Zordur. Öğrenci seviyesi 30 basamaktır. Yeni başlayan birine verilen seviye ise 30 Kyu'dur. İlerledikçe 1 Kyu'ya kadar yükselir. Oyunu öğrenmiş sayılır ve Sho-dan (ilk siyah kuşak) olur. Siyah kuşak amatörlerde 7. dan'a (7. seviye) kadar yükselir.

Uzak-doğu sanatlarında seviyelendirme sistemi benzerlik göstermektedir; çok farklı bir sanat olan Karate-do'da siyah kuşağa kadar sekiz adet kyu seviyesi vardır. Bir öğrenci kuşakları (her kuşağın bir rengi vardır; beyaz, sarı, kahverengi gibi) aslında insanlara geliştiğini göstermek amacıyla verilir. Gerçek anlamda kuşak sadece siyah kuşaktır. Siyah kuşağa kadar insan Go'yu ya da Karate-do'yu biliyor sayılmaz. Bu öğrenci seviyeleri insanlara ilerlediklerini göstermek, sevke getirmek için gayet batılı bir yaklaşımla verilmektedir. Karate-do bir yasam tarzıdır. Go da böyledir, bir oyundan çok yasam felsefesidir. (Karate-do'da siyah kuşağa ulaşan birine siyah bir kuşak takılır, yeni başlayan birine ise beyaz bir kuşak. Siyah kuşak zaman geçtikçe ve do'da ilerledikçe eskir ve beyazlar. Bir ustanın ise kuşağı iyice beyazlamıştır.)

Benzeri zeka oyunlarında da seviyelendirme sistemi uygulanabilir, fakat Go'da özellikle uygulanan sistem daha kesindir. Çünkü daha iyi seviyedeki bir oyuncu neredeyse her zaman karsılaşmayı kazanır. Ayrıca, Amerikan profesyonel basketbol ligi ile Avrupa amatör ligi arasındaki seviye farkı kadar büyük bir farkla amatör oyunculardan ayrılmış profesyonel siyah kuşaklar vardır; seviyeleri 1. dan ile 10. dan arasındadır (sho-dan, ni-dan, san-dan, yon-dan vs.). 10 dan'dan dünyada bir iki tane vardır ve bir ekol kuranlar bu seviyeye çıkabilirler. Geleneksel olarak en yüksek kuşak 9 dan; ‘ku-dan'dır. Profesyonel sho-dan ise yaklaşık 5-6 dan amatör seviyesine karşılık gelir. Yakın seviyede olmalarına rağmen bu amatör 5-6 dan ile pro 1 dan arasında tarz farkı vardır. Bir pro istikrarlı bir oyun çıkarırken, amatörün nasıl bir oyun çıkartacağı pro'ya kıyasla belli olmaz.

GO TAHTASI

Eski Çin'de kare biçim yeryüzünün dört bir yana yayılan genişliğini simgelemekteydi. Bu düşünce biçiminin etkisi kent planlamasından, mimariye, ve güzel sanatlara kadar bir çok alanda görülmektedir. Bunlardan birisi de go tahtası ya da "Goban" dır.

Go tahtasının yüzeyi ızgara biçimindedir, yatay ve dikey on dokuzar çizgiden oluşur. Bu çizgilere Japonca'da "yol" (dö) adı verilir (bu Çince im Taoculuk'taki ana kavramlardan birini belirten Tao imiyle aynı olmakla birlikte anlam açısından bu felsefe kavramıyla bir ilişkisi yoktur). Çizgilerin kesiştiği 361 noktaysa "yol", "rota", ya da "patika" (ro) olarak bilinir. Bu iki imin birleşmesinden oluşan "döro" sözcüğü Çince ve Japonca’da "yol", "cadde", "sokak" gibi anlamlara gelir. Merkezdeki nokta dışında kalan 360 nokta, eski Çin takviminde bir yılı oluşturan 360 güne karşılık gelir. Merkezdeki 361. noktaya ise "kutup", "son nokta", "uç nokta", "zirve", "doruk", "yükseklik", "meridyen", "alt", ve "en alt nokta" gibi anlamları olan "kyoku" adı verilmiştir. Bu nokta çoğunlukla bir Taocu kavram olan "nihai dorusk" adıyla tanınır. Bu nokta hem batı hem de doğuda astronomi ve astroloji açısından önemli bir yer taşıyan Kutup Yıldızı’nı simgeler ve Çin mitolojisinde "Yaratılışın Doğduğu Nokta" olarak bilinir. Tüm fenomenlerin bu noktadan kaynaklandığına inanılır. Bu düşüncenin her şeyin "bir"den başladığını kabul eden Taocu felsefeden geldiği düşünülmektedir.

Tahtanın üzerine konulan siyah ve beyaz go taşları (go ishi) kökenleri binlerce yıl öncesine kadar uzanan Yin-yang'in (Japonca inyö) karşılıklı etkileşimini simgeler. Siyah renk yin'le, beyazsa yang'la özdeşleşmiştir. Go taşlarının aynı zamanda gökyüzündeki yıldızların dizilişini de yansıttıkları düşünülür.

Go tahtasının yeryüzünün değişik bölgelere ayrılması ve kentlerin kurulmasından yıldızların hareketlerine kadar birçok olayı yansıttığı söylenir. Buradan Go’nun Çin düşüncesinde iki karşıtı oluşturan gökyüzüyle yeryüzünün karşılıklı etkileşimini, yin ve yang'in gizemli dönüşümünü, ve evrenin hareketini yansıtan, derin anlamlar taşıyan bir oyun olduğu anlaşılmaktadır.

Go tahtasının kare biçimi, eski Çin'de, geç Han Dönemi'nin (25-220) son günlerinde ortaya çıkan "gökyüzü yuvarlak, yeryüzü karedir" (Japoncası "ten'en, chihö") görüşü olarak bilinen kozmogoniyle bağlantılıdır. Bu "gökyüzü yuvarlak, yeryüzü karedir" düşüncesine göre, yeryüzü kare biçimiyle dört bir yana sınırsızca yayılmakta, gökyüzüyse daire ya da yarıküre biçiminde olup yeryüzünün üzerini kaplamaktaydı. Dünyayı basitleştirerek açıklayan bu modelden eski Çin'de birçok biçim türetilmiştir.

Eski Çin'de kaplumbağanın yukarıda sözü edilen "gökyüzü yuvarlak, yeryüzü karedir" teorisini bedeninin biçimiyle kendiliğinden ifade ettiğine inanılırdı. Kaplumbağanın kabuğu bir yarıküreyi andıracak biçimde yuvarlaktır. Diğer taraftan, kabuğunun karnına denk gelen tarafı düzdür. Bu nedenle Çinliler kaplumbağanın sırtındaki kabuğun gökyüzü, karnındaki kabuğunsa yeryüzü olduğunu düşünmüşlerdir. Bunun yanı sıra, kaplumbağanın iki kabuğunun arasında kalan etinin olduğu yerin, Çince’de "ch'i" (Japonca ki) olarak bilinen evrensel enerjiye karşılık düştüğü düşünülmüştür. Böylelikle kaplumbağanın evrenin biçimini almış olduğu kabul edilmiştir. Kaplumbağa eski Çin'de sabitliğin bir sembolüydü, ve kaplumbağanın dört ayağının evrenin temelini oluşturduğuna inanılırdı. Go tahtasının ayaklarının eski Çin'de yapılan kaplumbağa figürlerinin ayaklarıyla büyük bir benzerlik göstermesi gerçeğine dayanarak go tahtasının dört ayağının kaplumbağa ayaklarına benzeyecek biçimde yapıldığı sanılmaktadır.

Birkaç Ayrıntı..
Goban'ın kare olmamasının sebebi karşılıklı iki oyuncu oturduğunda oluşan perspektifi telafi etmektir (yani, tahtaya karşılıklı oturulduğunda - uzun kenar yanlarda - tahta kare olarak gözükür.)

Siyah taşlarla, beyaz taşların boyut farkı ise siyah ve beyazın bir çeşit görme aldanmasıyla farklı boyutta görünmemesi içindir.

Çin tipi taşların simetrik değil ve taşların bir alt ve üst tarafları vardır.

Tahta’nın ayakları yaklaşık 10 cm ve gövdesi yaklaşık 15 cm dir. Dolayısı ile tahta yerden 25 cm yüksekte durmaktadır. Tahtanın altında taşın tahtaya vurulduğunda daha güçlü bir ses çıkarması için de bir boşluk vardır.

Go Tahtası (Go ban)
Geleneksel go tahtası ise çeşitli sert ağaçlardan blok olarak yapılmakta, bu şekilde yapılanlar ise oldukça pahalı olmaktadır. En pahalı go tahtası malzemesi ise Kaya (Torreya Nucifera) ağacından yapılandır.

Taşlar (Ishi)
Geleneksel go taşları ise siyah olanları bir çeşit volkan taşından, beyazlar taşlar ise bir çeşit deniz kabuklusundan yapılmaktadır. Bu çeşit beyaz taşların üzerindeki paralel çizgiler bu deniz kabuklusunun yaş çizgileridir.

Kutu
Go taşlarını konulduğu kutu ise koyu renkli tahtadır.

Kaynak; Mehmet Dardeniz

Okunma: 181

Anasayfa | Güzeller | Karikatürler | Oyunlar | Pc Oyunları | Cep Telefonları | Taş Taşlar |İletişim | Reklam İstanbul Rehberi | Ankara Rehberi | İzmir Rehberi | Bursa Rehberi | Antalya Rehberi Haberler Haberler

Copyright © 2006 - 2011, Melegim.Net, Herşey Seninle Başladı.  |  Aşk Sevgi |  Gizlilik ilkesi |  Site Map  |  Site Haritası  |  Slow Türk - slow türk dinle